İngilizce So…that/Such…that Konu Anlatımı

Bağlaçlar 28 Nisan 2017 - 4:37 804 KEZ OKUNDU 0 YORUM YAPILDI

İngilizce So…that/Such…that Konu Anlatımı

İngilizce’de So kelimesinin bir çok kullanış biçimi var. Bu konuda anlatacağımız biçimi ise, sıfat ve zarflara kattığı çokluk anlamıdır. Bu yapıda sıfata sadece çokluk anlamı katmayıp ardından bir cümle ile bağlayarak anlamı güçlendiriyor.

So…that Such…that
So(Sıfat/Zarf)that Such(Sıfat+İsim)that

Bu iki yapının da cümleye kattığı anlam aynıdır. Aralarında sadece gramer farkı vardır. Her ikisininde cümleye kattığı anlam;

O kadar … ki anlamıdır.

Bu boşluğa So…that için sadece zarf veya sıfat getirilir.
Örn/ Ali is so hardworking that he isn’t hungry anywhere. > Ali o kadar çalışkan ki hiçbir yerde aç kalmaz.

Şimdi aynı cümleyi Such…that ile yapalım ve aralarındaki farka bakalım.
Örn/ Ali is such a hardworking person that he isn’t hungry anywhere. > Ali o kadar çalışkan biri ki hiçbir yerde aç kalmaz.

Şimdi bu farkları tablo halinde görelim.

So hardworking Sıfat
Such a hardworking person İsim tamlaması

So…that Gramer Yapısı

(Özne) + (Yardımcı F.) + (So) + (Sıfat/Zarf) + (that) + (Cümle)
Örn/ Cevdet is so careful that he rarely makes mistake. > Cevdet o kadar dikkatli ki çok nadir hata yapar.

Such…that Gramer Yapısı

(Özne) + (Yardımcı F.) + (Such) + (İsim) + (that) + (Cümle)
Örn/ Cevdet is such a careful student that he rarely makes mistake. > Cevdet o kadar bir dikkatli öğrenci ki çok nadir hata yapar.

So…that ile İlgili Cümleler

Örn/ Ali reads the Quran so nicely that everybody becomes quite. > Ali o kadar güzel Kur’an okur ki herkes susar.
Örn/ This cumputer is so fast that it never freezes. > Bu bilgisayar o kadar hızlı ki asla donmuyor.
Örn/ My mom cooks so deliciously that we put on weight. > Annem o kadar lezzetli yemek yapıyor ki kilo alıyoruz.
Örn/ This place is so dark that it doesn’t seem to be anything. > Burası o kadar karanlık ki hiç bir şey görünmüyor.

Such…that ile İlgili Cümleler

Örn/ Cevdet is such an honest man that he never lies. > Cevdet o kadar dürüst bir adamdır ki asla yalan söylemez.
Örn/ Cats are such cute animals that people feed them. > Kediler o kadar sevimli hayvanlar ki insanlar onları besler.
Örn/ They are such starving children that they have to eat herb. > Onlar o kadar açıkmış çocuklar ki ot yemek zorundalar.
Örn/ This book is a so useful guide that you see the truths as long as you read it. > Bu kitap o kadar faydalı bir rehber ki okuduğun sürece gerçekleri görürsün.



BU KONULAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İngilizce Aile ve Akraba İsimleri

İngilizce'de temel makale örneklerinden biride aileni tanıtma konusudur. Yakınlarınızı ifade ederken kime n...

İngilizce Renkler Türkçe Anlamları ve Okunuşları

İngilizce'de renkler ilk bilinmesi gereken sıfatlardır. Nesneleri ifade ederken kullanılan bu temel sıfatla...

İngilizce Ders İsimleri ve Türkçesi

İngilizce ders isimleri, makale yazarken en çok ihtiyacınız olan kelime gruplarından birisi diyebiliriz. El...

İngilizce Ulaşım Araçları ve Toplu Taşıma

Seyehat etmenin çok türlü yolu var ve İngilizce konuşmayı öğrenmek istiyorsanız bunların arasından sık kull...

BU MAKALEYE YORUM YAP